Kleopatra

Mısır kraliçesi, bu adı taşıyanların yedincisi ama en ünlüsü (M.Ö. 69-30).

Pascal şöyle yazmıştı: «Kleopatranın burnu biraz kısa olsaydı, dünyanın çehresi değişirdi». Bu cümle, Mısır kraliçesinin ozanlar ve yazarlar üzerindeki çekici etkisini özetliyor. Kleopatra, yaşantısının ayrıntıları pek az bilindiğinden,, bir efsane kahramanı haline getirilmiştir. Bu efsaneye göre güzel, büyüleyici, politikada olduğu kadar aşkta da usta olan Kleopatra, Nil kıyılarında büyük bir lüks içinde yaşıyordu.

Gerçekte, Yunan tarihçisi Plutarkhosa bakılırsa pek fazla güzel değil di, ama konuşur konuşmaz dayanılmaz bir kadın oluveriyordu. Sesi çok tatlıydı, konuşmaları hem akıllıca, hem kurnazlık doluydu. Birkaç dil bilirdi: Yunanca, Mısır dili, Arami dili, Latince. On yedi yaşında kraliçe olmuş, ülkenin töreleri uyarınca iki erkek kardeşiyle evlenmişti.

Sezar, iktidarı ele alması için kendisine yardımcı olduğundan, onunla birlikte Romaya bir yolculuk yaptı. Sonradan, Sezarın ölümü üzerine, Marcus Antoniusu baştan çıkardı ve ikisi birlikte görkemli gemilerle Yunanistanı ve Asyayı dolaştılar. Bu yüzden Octavius, yani geleceğin Augustusu, Kleopatraya savaş ilân etti ve donanmasını M.Ö. 31de Actiumda yenilgiye uğrattı. Kleopatra, kendisini zehirli bir yılana sokturarak canına kıydı.



(Solda) Kleopatranın ölümü. Roma katakomplarında bir duvar resminden.

(Sağda) Kleopatra adına dikilmiş bir mezartaşı. Aşağı ve Yukarı Mısırın taçları başında bir hükümdar olarak tasvir edilen Kleopatra, bir tahta oturmuş olan tanrıça İsise bir armağan sunuyor. Louvre Müzesi, Paris.
KLEOPATRA bilgisi için webde arama yapın.

İlgili Olabilecek Başlıklar: