Filistin Tarihi
Kudüs merkezli
Filistin, İ.Ö.
2000de Arap, İ.Ö. 1800de Hitit, İ.Ö. 1286da
Mısır hakimiyetine girdi ve takiben Hz. Musa öncülüğündeki
İsrailoğulları buraya yerleştiler. Hz. Davud ve Hz. Süleymanın yönetimlerine sahne olan bölgede, sürgünler ve işgallerle dolu yıllardan sonra İ.Ö. 64te Roma egemenliği başladı. Bu dönemde 30 yıllarına kadar Hz. İsa ortaya çıktı.
395te Bizanslılara geçen Filistin, 637 yıllarını takiben tümüyle
İslam hakimiyetine girdi. Sırayla Emeviler, Abbasiler, Fatımiler ve Selçuklular dönemlerini geçirdi ve 1516da Osmanlı toprağı oldu. 400 yıllık Osmanlı hakimiyetinde bölge Kudüs, Gazze ve Nablus sancaklarına ayrıldı. Ancak,
Yahudilerin Filistin hayali tarihin hiçbir döneminde sönmedi.
1896dan sonra aslen gazeteci olan Theodor Herzlin önderliği altında, dünyaya yayılan Yahudilerin tekrar Filistinde toplanıp bir devlet kurması için çalışmalara başlandı. Herzl, 21-31
Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Ağustos">Ağustos 1897de Baslede topladığı I. Siyonist Kongrede temel hedef ve yöntemleri tespit etti. Bu amaçla
Avrupada örgütler kuruldu, fonlar oluşturuldu. Toplanan paralarla Filistinde yaşayan Araplardan geniş topraklar satın alındı ancak; asıl amaç için bunlar yeterli olmadı.
Theodor Herzl, 19
Mayıs 1901 tarihinde II. Abdulhamid ile yaptığı bir görüşmede, "Avrupa borsasını ellerinde tutan Yahudilerin Osmanlı İmparatorluğunun bütün borçlarını ödemesi karşılığında Filistinde bir yurt verilmesini" (gizli kalmak şartıyla) teklif etti, ancak kabul edilmedi.
Meşrutiyet ile birlikte azınlıklara verilen haklar, Yahudilerin de işine yaradı ve özellikle
1914 yılından sonra Filistindeki Araplardan geniş topraklar satın alıp yerleşmeye başladılar.
1916da
İngiltere temsilcisi Sir Mark Sykes ile
Fransa temsilcisi M.F.George Picot arasında imzalanan Sykes-Picot Antlaşması, Osmanlı topraklarını İngiltere, Fransa ve
Rusya arasında paylaştırırken Filistin için de uluslararası bir statü öngörüyordu.
1917de İngiltere Dışişleri Bakanı James Balfour, Yahudilerin lideri Edmond De Rothshilde gönderdiği bir mektupla; "Yahudilerin Filistinde yurt kurmalarını desteklediğini" ifade ederek İsrail devleti yolunu açtı.
1918 yılında Osmanlı askerleri Filistinden çekildi ve bölge İngiliz hakimiyetine girdi. 1880 ile 1918 arasında Filistindeki Yahudilerin sayısı 24 binden 65 bine, nüfusun %10una çıktı. Ardından Araplar ile Yahudiler arasında gerginlikler başladı.
1933 yılıyla birlikte Nazilerden kaçan Yahudi göçmenler de Filistine gelmeye başladılar. 3 yıl içinde Yahudi sayısı toplam nüfusun dörtte birine ulaştı ve 335 bin kişi oldu.
1938 yılına kadar Atatürk yönetimindeki
Türkiyeden çekinen İngilizler bölgede bir Yahudi devleti kurulması yönünde açık bir girişimde bulunamadılar. Hatta
1937 yılındaki ünlü Peel Paylaşım Planına göre Yafa ve Tel Aviv, İngilizlerce Araplara terk edilirken, Yahudilere verilen önemli bir yerleşme merkezi bulunmuyordu. Ancak Faysal, bu planı reddetmekle Filistin Arap Devletinin kurulmasına daha o yıllarda engel olmuştu.
Filistinliler, bu şekilde bir yandan Araplar bir yandan Batı tarafından yalnız bırakılıyordu. İngilizlerin paylaşımda Araplara karşı bu kadar tavizkar davranmasında Atatürkün dış politikasının ve Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseyninin büyük tesiri vardı. Emin Hüseyin
Türk asıllıydı ve Filistin politikasında büyük bir ağırlığa sahipti. Atatürkün ölümünden sonradır ki İngilizler Peel paylaşma planından vazgeçtiler. Takiben de Filistinde İsrail devletinin kurulması yolunda birbiri ardınca adımlar atıldı. Fakat, II. Dünya Savaşına rastlayan yıllarda Yahudiler daha çok Hitler zulmü ile uğraşmak durumunda kaldılar.
Araplar, İngilizler ve Yahudiler arasında yıllar süren mücadeleler,
1947 yılında Birleşmiş Milletlere aksetti. Kurulan Filistin Özel Komisyonu, Filistinin Yahudi ve Araplar arasında ikiye bölünmesini, Kudüsün ise uluslararası bir statüye kavuşturulmasını önerdi. Ancak öneri Arap ülkeleri tarafından kabul edilmeyince, Yahudiler 14 Mayıs
1948de İsrail Devletinin kuruluşunu ilan ettiler. İsrailin kuruluşu ile birlikte Arap-İsrail Savaşları başladı.
Savaş sonunda
Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Batı-Şeria">Batı Şeria Ürdün,
Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Gazze-Şeridi">Gazze Şeridi Mısır, kalan topraklar da İsrail tarafından işgal edildi. Tabiatıyla olan yine Filistin halkına oldu ve durumdan komşu Arap ülkeleri ve İsrail kazançlı çıktı. Takibeden yıllarda pek çok Filistin kurtuluş örgütleri kuruldu. Bunlardan en önemlisi gizli olarak
1950de kurulan Yaser Arafat öncülüğündeki el-Fetih idi. Bu arada Arap ülkeleri,
1964te Kudüste Filistin Kurtuluş Örgütü ve buna bağlı olarak Filistin Kurtuluş
Ordusunun kuruluşuna yardımcı oldular. Ancak Ahmet Şukayri önderliğindeki FKÖ,
1967 yenilgisi ile etkinliğini yitirdi.
Gazze, Batı Şeria, Sina Yarımadası ve
Suriyeye ait Golan Tepeleri İsrailin eline geçti. 1 milyondan fazla Filistinli komşu Arap ülkelerine ve özellikle de Ürdüne kaçtı. 1967
Kasımında George Habbaşın Filistin Halk Cephesi kuruldu.
1968 Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Haziran">Haziranında el-Fetih hareketi FKÖye hakim oldu. El-Fetih,
Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların eşit haklara sahip olduğu demokratik, laik bir Filistin devleti kurulmasını önerdi.
1973 Arap-İsrail Savaşı sonrasında İsrailin Gazze ve Batı Şeriadan çekilme eğilimine girmesi üzerine FKÖ, bu bölgelerde bir devlet kuracağını açıkladı. Ancak, İsrailin bölgedeki varlığını da kabul eden bu tavır, Suriye desteğindeki örgütler ve Arap ülkeleri tarafından reddedildi ve Red Cephesi oluşturuldu, Filistin Kurtuluş Hareketi parçalandı.
Suriyenin bölgeye müdahale etmeye başladığı bu dönemden sonra, çatışmalar daha da hızlandı.
Lübnana da giren Suriye, barış yaparak bölgedeki etkinliğini yitirmek istemiyordu. Bu yüzden Yaser Arafat başkanlığındaki FKÖ, Suriye ve
Libya karşıtı Arap ülkelerinin desteğini aldı ve aynı tavrını sürdürerek Filistinin tek yasal temsilcisi olduğunu belgeledi.
1978
Eylül ayında Enver Sedat İsrail ile Camp David antlaşmasını imzaladı.
1985 Şubat ayında bu kez Ürdün Kralı Hüseyin ile Yaser Arafat ortak harekette anlaştılar. İsrail ile FKÖ arasındaki karşılıklı terör eylemlerinin ardından Arafat, aynı yılın Kasım ayında Filistin mücadelesinin sadece işgal edilen topraklarda süreceğini açıkladı. FKÖ, bir yandan Lübnanda Suriye yanlısı örgütlerle, diğer yandan işgal altındaki topraklarda İsrail ile mücadeleye girişti.
1986da Ürdün ile arası bozulsa da
1987 yılında Birleşmiş Milletlerin 242 sayılı kararından sonra 15 Kasım
1988de bağımsız Filistin Devleti
Cezayirde ilan edildi. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi. 1988de Filistinliler, işgal altındaki bölgelerde silah kullanmadan taşlarla yaptıkları meşhur İntifada hareketini başlattılar.
13 Eylül
1993 tarihinde İshak Rabin ve Yaser Arafat arasında Washingtonda imzalanan "Filistin Özerklik İlkeleri Deklerasyonu" ile 5 yıllık bir süre içerisinde Gazze ve Erihada "Özerk Filistin Devleti" kurulması kararlaştırıldı. Bölgede başlayan normalleşme sürecinde, 26
Ekim 1994 tarihinde bu kez İsrail ile Ürdün arasında bir barış anlaşması imzalandı. 4 Kasım 1994 tarihinde barışa imza atan İshak Rabin, İsrail Gizli Servisinin bir şubesi tarafından öldürüldü.
İlgili Olabilecek Başlıklar: