ASYA
Alm. Asien, Fr. Asie, İng. Asia. Dünyanın en büyük kıtası. Doğuda Pasifik Okyanusu, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, güneyde Hint Okyanusu, batıda
Avrupa kıtası ile çevrilidir. Avrupa kıtası ile olan sınırı kesin tespit edilmiş değildir. Eskiden Don Nehri, [[[
Asya]]] ile Avrupa arasında sınır olarak kabul edilirdi. Daha sonra Ural Dağları sınır olarak kabul edilmeye başlandı. Bugün bu kabul yaygın ise de, Ruslar bu sınırın Ural Dağlarının doğusunda bulunan Ob kıvrımlı dağlarında olduğu iddiasını ileri sürmektedirler.
Afrika ile, Süveyş Kanalı vasıtasıyla ayrılan
Asya kıtasının,
Okyanusya kıtası ile olan sınırı da Avrupa ile olan sınırı gibi ihtilaflıdır.
Asya ile Okyanusya arasında bulunan irili ufaklı pekçok ada, bu sınırın tespitinde mesele olmaktadır. İşte bu sebeptendir ki kıtanın yüzölçümünü bildiren rakamlar 43,7 milyon km2 ile 44,7 milyon km2 arasında değişmektedir. Doğu-batı uzunluğu yaklaşık olarak l0.000 km, kuzey-güney uzunluğu ise 8300 kilometredir.
Dünyadaki kara parçalarının yaklaşık üçte birini teşkil eden kıta, nüfus bakımından da dünya nüfusunun yarısından fazlasını üzerinde barındırır. Her ırktan insanın ve her nevi iklimin bulunduğu kıta, genel olarak dört coğrafi bölgeye ayrılır: a)Kuzey
Asya, b) Orta
Asya, c) Güney
Asya, d) Ön
Asya (Anadolu,
İran, Arabistan,
Suriye,
Lübnan...)
Tarihi
Asya kıtasının tarihi, tarih öncesi devirlere uzanmaktadır. Çeşitli kazılar ve arkeolojik araştırmalar
neticesinde ele geçen iskelet, çömlek ve diğer eşyalar üzerinde yapılan incelemelerden insan neslinin bu kıtada, diğer kıtalardan çok daha önceleri var olduğu, türlü medeniyetler kurdukları ve ilk insanın bu kıtada ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Kuran-ı kerimde de ilk insan ve ilk peygamber olan Adem aleyhisselamın yasak edilen meyveden unutarak, önce hazret-i Havvanın ve sonra kendisinin yemesini müteakib, Cennetten çıkarılarak, yeryüzüne indirildiği; Adem aleyhisselamın
Hindistanda Serendip (Seylan) Adasına, hazret-i Havvanın da Ciddeye bırakıldığı ve iki yüz sene ağlayıp yalvarmalarından sonra tövbe ve duaları kabul edilerek Arafat ovasında buluştukları ve bunlardan çoğalan insanların
Asya kıtasından yeryüzüne dağıldıkları haber verilmektedir.
Kıtanın tarihi, coğrafi bölgeleriyle ilgilidir. Orta
Asyanın bilinen ilk devleti Hun Devletidir ki, 500 sene hüküm sürdükten sonra dağıldılar. Meşhur Orta
Asya göçleri meydana geldi. Çeşitli
Türk devletlerinin hakim olduğu bölge halkı, Moğol İmparatoru Cengizin istilası neticesinde batıya göç etmek mecburiyetinde kaldı. Cengizin ölümünden sonra biraz azalan Moğol mezalimi daha sonra, Timur Hanın (1370-1405) başa geçmesiyle adalete dönüştü. Timur Han,
İslamiyetin adaletini Anadoludan Pasifik Okyanusuna kadar yaydı. Kurulan Gürganiyye Devleti 19. asra kadar devam etti. Daha sonra Gürganiyye Devleti İngilizlerin fitne ve fesadı ile yıkıldı. Ruslar, Orta
Asyayı;
Çin ise
Moğolistan, Doğu Türkistan, Tibet ve Çungaryayı istila ettiler. Sovyet Cumhuriyetler Birliği yirminci asırda parçalandı ve Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarını ilan ettiler.
Hindistanda bilinen ilk büyük krallık M.Ö. 582 senelerinde Saisunagalar tarafından kurulmuştur. Büyük İskenderin M.Ö. 327de istila ettiği Hindistanda, bu zamanların en büyük devletini
Budistler kurdular. Sekizinci asır başlarında (711)
Müslümanlar buralara kadar gelerek İslamiyeti yaydılar. Uzun zaman bu beldeye hakim olarak devletler kurdular. Son İslam devletinin yıkılmasından sonra başta İngilizler olmak üzere bazı devletlerin sömürgesi olan Hindistan, ancak
1947 yılında bağımsızlığına kavuşabildi.
Doğu
Asyada, tarihi en iyi bilinen memleket Çindir.
Tarihi hakkında bilinen en eski bilgiler M.Ö. 1050 senelerine kadar uzanmaktadır. Çeşitli medeniyetlerin kurulduğu Çin, Ön
Asyadaki Mezopotamyaya benzemektedir. 1854 senesine kadar dışarı ile (Çin hariç diğer ülkelerle) irtibatı olmayan
Japonya hakkında fazla bir bilgi elde edilememiştir.
Ön
Asya tam manasıyla medeniyetlerin beşiğidir. M.Ö. Mezopotamyada Akkadlar, Sümerler, Babil, Hititler, Asurlar, Persler zamanımıza kadar eserleri kalabilen medeniyetler kurmuşlardır. Perslerden sonra kurulan Roma İmparatorluğu ve devamı olan Bizans (Doğu Roma İmparatorluğu)bölgeye hakim oldu. İslamiyetin Mekkeden bütün dünyaya yayılmaya başlamasıyla birlikte bütün devletler ve medeniyetler yerini İslam devletlerine ve İslam medeniyetine bıraktı. Peygamber efendimiz zamanında başlayan ve büyük boyutlara ulaşan İslamiyetin yayılması ve insanların hak dini öğrenmeleri, Hulefa-i raşidin (4 büyük halife) Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar devrinde bütün dünyaya ulaştı. Atlas Okyanusundan Çine kadar, Hindistanda Pencapa, kuzeyden güneye her yere İslamiyetin adaleti, huzur, emniyet ve saadeti götürüldü. Birinci Dünya Savaşına kadar Osmanlıların ve Müslümanların elinde bulunan Ön
Asya, çeşitli entrika ve harplerle parçalandı. Bu işte en büyük rolü İngilizler ve onlarla içli dışlı olup birlikte hareket ederek Ortadoğuyu ele geçiren bölücü gruplar oynadı.
Fiziki Yapı
Kıtanın jeolojik yapısı üçe ayrılır: Yaşlı kayalardan meydana gelen birinci tabaka, genç kayalardan meydana gelen ikinci tabaka ve 10 ila 70 milyon yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen üçüncü jeolojik zamana ait kıvrımlardan meydana gelen üçüncü tabaka. Yaşlı kayalar; Sibirya, Çin, Arabistan ve Hind yarımadalarını meydana getirirler. Genç kayalar; Ural Dağlarından başlayıp bir S harfi şeklinde Gobi Çölünü geçerek
Malezya ve Borneoda son bulurlar. Üçüncü jeolojik zamana aid genç kıvrımlar; Türkistandan başlayıp, Tibet Yaylasına ve Himalayaları meydana getirdikten sonra Sumatra adalarına kadar uzanırlar. Bu kıvrımlarda birleşen yüksek dağlar,
Asyanın yüzey şekilleri bakımından en dikkati çeken yerleridir. Kafkas Dağlarının bazı tepeleri 5600 metreyi geçer. Pamirlerde, Hindikuş ve diğer dağların birbirine en çok yaklaştıkları noktada yükseklik 6100 metreyi aşar. Karakurum, Tienşan, Kunlunşan, Himalayalar belli başlı dağ silsileleridir. Himalayalar en önemli sıradağlardır. Yükseklikce fazla olmasının yanında geniş Hint ovalarının ardından birdenbire yükselmeleri dikkati çeker. Kançencanga Dağının yüksekliği 8585 m olup, kavurucu bir iklime sahiptir. Dünyanın en yüksek tepesi olan ve 8848 metreyi bulan Everest Tepesi de bu sıradağlardadır.
Üçüncü jeolojik zaman kıvrımları bulunan yerlerde sık sık depremler ve volkanik patlamalar olur.
Türkiye, İran,
Pakistan Japonya bu hat üzerinde olup, son senelerde buralarda meydana gelen depremler büyük zararlara sebeb olmuştur.
Dünyanın en yüksek ve en kalabalık dağ silsileleri arasında yine dünyanın en büyük yaylaları yer almaktadır. Bunlardan en meşhuru Tibet Yaylası ve Orta Sibirya Yaylasıdır. Doğu Türkeli Yaylası, Pamir Yaylası, İran Yaylası, Stannovay ve Andır yaylaları da önemli yaylalardır.
Akarsular yönünden oldukça zengin olan
Asyanın belli başlı akarsuları büyük alüvyon ovalarının
meydana gelmesini sağlarlar. Sibiryada Kuzey Buz Denizine dökülen İrtiş ve Yenisey ırmakları büyük bir alüvyon ovası meydana getirirler. Doğudan batıya uzanan bu düzlüğün uzunluğu 2400 kilometredir. Pakistandaki İndus, Hindistandaki Ganj ve Brahmaputra ırmakları, Çindeki Hoank Ho ve Yang Çe ırmakları alüvyon ovaları meydana getiren büyük nehirlerdir.
Yenisey, Obi ve İrtiş ile Yang Çe, İndus, Hindistandaki Ganj ve Brahmaputra en uzun ırmaklarıdır.
Asyada uzunlukları fazla, suları bol olan nehirlerden, sulama için suların depolanması ve hidroelektrik enerjisi temininde çok istifade edilir. Ayrıca tarım ve sanayinin ilerlemesinde geniş ölçüde faydaları olmaktadır. Nehir taşımacılığı gelişmiştir.
Kıtada önemli yaylaların ve ırmakların yanısıra, önemli ovalar da mevcuttur ki, bunlardan bazıları; Batı Sibirya Ovası, Ganj Ovası, Mezopotamya, Pencap, Çin ve Turan ovalarıdır.
Hazar Denizi, kıtanın tek iç denizidir. Bazı coğrafyacılar Hazar Denizini göl olarak da kabul ederler. Aral Gölü, Baykal Gölü, Balkaş Gölü, Isık ve
Van gölleri kıtanın önemli göllerinin başında gelirler.
İklim
Her türlü iklimin görüldüğü
Asya kıtasını dört iklim kuşağına ayırmak en uygun yoldur. Bunlar; kuzey ve kuzeydoğu
Asya, Orta
Asya, güney ve güneydoğu
Asya ile
Akdeniz ve
Ekvator bölgesidir. Kıtanın kuzeyinde bulunan Kuzey Buz Denizi ve Kuzey Kutbu, bölgenin iklimini tamamen etkiler. Deniz, senenin birkaç haftası haricinde don halindedir. Irmaklar ancak yazın iki üç ay akabilir. Kalan zamanlarda don halindedir. Kuzeyi teşkil eden Sibirya bölgesinde sıcaklık kışın -50 dereceye kadar düşmekte, yazın ise, en sıcak mevsimde ancak l5 dereceye çıkabilmektedir.Kuzey kuşaktan hemen sonra gelen Orta
Asya sert bir kara iklimine sahiptir. Tibet Yaylasının Himalaya ve diğer dağ silsilelerinin bulunduğu bölgede sıcaklık farkları çok yüksektir.Kara ikliminin bir başka özelliği olan yağışların az olması da haliyle mevcuttur. Güney ve Güneydoğu
Asya bol yağışlı ılıman Muson iklimine sahiptir. Yağışlar mevsimlere göre değişiklik arz etmekte olup, yağışlarda en büyük tesir, yazın denizden karaya esen muson rüzgarlarıdır. Kışın tam aksi istikamette, yani karadan denize doğru esen muson rüzgarları, Hindistandan çıkıp denizi aşarak, Japonyanın üzerinden geçerken, Japon adalarına bol yağmur yağmasına sebeb olurlar.
Ön
Asyada Akdeniz kıyılarında bulunan bölgelerde, ılıman Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yaz mevsiminde çok sıcak olan bu bölge kış aylarında ılıman ve bol yağışlı olur. Ekvator bölgesindeki adalarda ise, bütün sene boyunca ortalama sıcaklığı 27°C olan ekvator iklimi hakimdir.
Asya kıtasının en sıcak bölgesi Arabistan ve
Irak bölgesidir. Bağdatta yazın sıcaklık gölgede 50 dereceye kadar çıkar.
Her yönde olduğu gibi yağışlarda da büyük farklılıklar göze çarpar. Yağış ortalaması kuzeybatıdaki çöllerde sıfırdır. Cava, Sumatra, Borneo adaları ile Birmanyanın bulunduğu güneydoğuda yağış ortalaması 3000 milimetreyi geçer. Akdeniz kıyıları genellikle kış aylarında bol yağış alır. Hindistan ve Birmanyada yaz mevsimi boyunca devam eden yağışların arkasından sık sık kış kuraklığı gelir. Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir. Yağışlar olmadığı zaman ekim yapılamadığından mahsul seneye kalmaktadır. Bu sebepten Hindistan ve Çinde yağışların yetersiz olmasından dolayı zaman zaman büyük kıtlıklar olmuştur. Kurak mevsimin uzun olmadığı bölgelerde bir yılda iki defa mahsul alınabilir.
Tabii Kaynakları
Bitki örtüsü: Bitki örtüsü, tabii olarak iklime bağlı olduğu içindir ki,
Asya kıtasının bitki örtüsü de iklimi ile çeşitlilik arz eder. Kuzey Buz Denizi yakınlarında, buz ve soğuktan dolayı sadece buzlar eridiği zaman ortaya çıkan yosun ve bir iki çeşit bitkiden müteşekkil bir bitki örtüsü mevcuttur. Hiç ağaç bulunmayan bu ovalık bölgede bulunan bu tip bitki örtüsüne "tundra" adı verilir. Tundra bölgesinin güneyinde Tayga denilen bölge yer alır. Meşe, çam, ladin vs. ağaçlarından meydana gelen bu balta girmemiş ormanlık bölge, kıtayı doğudan batıya bir yeşil kuşak gibi aşar. Bu Tayga bölgesinin güneyinde Orta
Asyanın tipik karakteri olan bozkırlar ve çöller şeridi uzanır. Bu şeridin güney sınırı olan Orta
Asya dağ silsilelerinin akabinde bulunan Muson bölgesinde yaprak döken ağaçlar bol bulunur. Bu daha ziyade kıyı bölgeleridir.
Hayvanlar:Kuzey Buz Denizi kıyılarında ayıbalığı (fokbalığı), deniz ayısı, kutup ayıları ve bazı deniz kuşları bol miktarda bulunur. Sibirya ormanlarında ren geyiği, boz ayı, kurt, tilki, vaşak, kutup geyiği, sincap gibi orman hayvanlarına çok sayıda rastlanır. Bozkırlarında ceylan, karaca, at, deve, tarla faresi, dağ sıçanı, bıldırcın, bağırtlak, kırlangıç, çavuşkuşu gibi hayvanlar yaşar. Orta
Asya çöllerinde ise kertenkele, yaban eşeği ve çöl geyiği gibi hayvanlar yaşamaktadır.Hindistan ve Çin, hayvan çeşidinin bol olduğu yerlerdir. Fakat ne yazık ki, bilgisizce ve usulüne uygun olmadan yapılan avlanmalar, çoğu hayvanın neslini tüketmiş, çoğunun ise tükenmeye yüz tutmasına sebeb olmuştur. Kaplan ve panda, nesli azalan hayvan türlerinin başında gelmektedir. Çakal, misk kedisi ve fravun
faresi, yaygın haldedir. Hindistanda maymun, geyik, karaca, Hint gergedanı, Hindistan filleri, kartal, tavuskuşu, papağan, sülün, yalı çapkını, turna, balıkçıl, timsah, kobra yılanı ve komoda başta gelen hayvan türlerindendir. Tropikal bölgelerde maymun çeşitleri boldur. Arabistanda ceylan sürüleri meşhurdur. Arab atı, bu bölgeye mahsus dünyanın en iyi cins atıdır ve kıymetlidir.
Madenler: Maden bakımından oldukça zengin olan
Asya kıtasında dünyada nadir bulunan uranyumdan, en bol bulunan kömüre kadar bütün madenler çıkarılmaktadır. Arabistan Yarımadasında, Sibiryada ve Tibet Yaylasında petrol; Sibiryada elmas, demir, petrol, kurşun; doğuda, altın, demir, mangan; Hindistanda alüminyum, mika, mangan, demir; Pakistan ve
Afganistanda krom en önemli madenlerdendir.
Nüfus
Asyanın 3 milyarın üzerinde olan nüfusu, dünya nüfusunun % 60ını teşkil eder. Dünyanın en kalabalık kıtası ünvanına da sahiptir.
Asya nüfusunun % 55i Muson bölgesinde yaşamaktadır. Sibirya nüfus yoğunluğunun en az olduğu bölgedir. En fazla olduğu bölge kilometrekareye 1155 kişi ile Cava Adası, ikinci olarak 385 kişi ile Hindistan ve Çindir. Siyah, beyaz ve sarı ırkın herbirinden çok sayıda insan kıta üzerinde yaşamaktadır. Dünyanın en büyük şehirlerinin bulunduğu yerler Muson
Asyasındadır. Tokyo ve Şanghay nüfus itibariyle dünyanın en kalabalık yerleri sayılabilir. Çin,Hindistan, Japonya nüfus yoğunluğu bakımından en kalabalık yerlerdir. Büyük şehirleri Pekin, Seul, Tokyo, Tiyenşan,
Ankara, Delhi, Karaçi, Bağdat, Dakka, Bombay ve Şamdır.
Ön
Asyadan, Hindistana kadar olan bölgede ve kuzey bölgelerde beyaz ırk, Güneydoğu ve Filipinlerde siyah ırk ve Orta ve uzak Doğuda sarı ırk bulunur. Karma olan ırklar da bu kıtada mevcuttur. 40tan ziyade ayrı devletin kurulu olduğu
Asya kıtasında konuşulan diller de farklılık arz eder.
Ana dil ailelerinin hepsinin bulunduğu (Sami, Hind-Avrupa, Ural-Altay, Çin-Tibet)
Asya, konuşulan farklı lisan çokluğu bakımından
Amerika ve Afrikadan sonra üçüncü kıtadır.
Arapça,
Türkçe,
Rusça,
Farsça,
Çince,
Japonca, Bengali, Hint lisanları kullanılan genel lisanlardır. Bunlardan Çince, dünyada en fazla kullanılan lisandır. Bundan sonra
İngilizce gelmektedir. Dini inanışları da çok farklı olan
Asya halkı, İslamiyet,
Hinduizm,
Budizm, Konfiçyüsizm, Taoizm, Şintoizm ve Hıristiyanlık dinlerine bağlıdırlar. Hindistanda Müslümanlar ve ineğe tapan budistler ekseriyeti teşkil eder. Halkın kültür seviyesi genel olarak oldukça düşüktür. Halkın çoğu şehirlerde yaşamasına rağmen toprağa bağlı bir hayatları vardır. Halkın göçebe hayatı yaşayanları genel nüfus içerisinde küçümsenemeyecek kadar çoktur. Sosyal hayatın çok zayıf olduğu
Asyada (bilhassa Orta
Asya ve Kuzey
Asyada) hayat standartları çok düşüktür.
Ekonomi
Asyanın ekonomisi temel olarak tarıma dayalıdır.
Asyanın büyük bir kısmı tarım için pek elverişli değildir. Buna rağmen nüfusun yarısından çoğu tarımla uğraşır. Modern tarım araçlarından ziyade iptidai aletlerle tarım yapılır. Alüvyonlu ve volkanik topraklarda özel usüllerle senede bir kaç defa ürün alınabilmektedir. Böylece dünya nüfusunun yarısından fazlasını beslemek mümkün olmaktadır.
Rusya topraklarında devlet çiftliklerinde tarım yapılır. Bu bölgede, tanınan yeni haklarla şahsi mülkiyete doğru gidilmektedir. Buğday, yulaf ve çavdar başlıca ürünlerdir. Sulamanın yapıldığı Taşkent ve Semerkantta pamuk üretimi pek fazladır. Orta
Asya ve Kafkaslarda ayçiçeği üzüm ve çay yetiştirilir.
Güneybatı
Asyada da tarım, halkın uğraştığı en büyük iştir. Afganistan toprağının çorak olması verimi düşürmektedir.Türkiye, İran ve Irak, tahıl ve sebzenin bol yetiştiği yerlerdir.
Nüfusun kalabalık olduğu muson
Asyasında tarım çok küçük çiftliklerde yapılır. Genel olarak tarım elle yapılır. Modern usüllerle ilaçlama ve gübreleme yapılmaz. Bunun yanında Japonyada fenni usüllerle tarım yapılır. Dönüm başına Hindistandakinin üç katı pirinç elde edilir. Pirincin çoğu
Bangladeş, Hindistan, Birmanya,
Tayland,
Kamboçya, Vietnam ve Çindeki büyük vadilerde yetişir. Dünya pirinç üretiminin % 90ı bu bölgede üretilir.
Hindistan ve Çinde şekerkamışı, şekerpancarı, sebze, Güneybatı
Asyada ise muz en önemli ürünlerdir. Kauçuk üretimi önemli ölçüdedir. Sibirya ve Hindistan ormanlarında ormancılık yapılır. Balıkçılık da oldukça önemli bir yer tutar. Rusya hariç diğer memleketlerin balık üretimi dünya üretiminin % 37sini teşkil eder. Büyük Okyanusta açık deniz balıkçılığı yapılmaktadır. Kıtada ulaşım imkanları oldukça kısıtlıdır. Orta ve Kuzey
Asya bu hususta çok geridir. Bu bölgenin en önemli ulaşım yolu Sibiryadaki Tayga orman kuşağında bulunan demiryoludur. Diğer bölgelerde kağnı, yaygın bir ulaşım aracıdır. Güney bölgelerde bilhassa Çin ve Hindistanda bisiklet yaygındır.
İlgili Olabilecek Başlıklar: